| PROJENİN ADI | PROJE EKİBİ | PROJE YILI | PROJE ÖZETİ |
| Eğitim Bilimlerinde İleri Metodoloji Uygulamaları | İbrahim YILDIRIM (Yürütücü/Koordinatör) | 2020 | Doktora öğrencilerine ileri metodoloji eğitimleri verilmesi |
| Eğitim Niteliğinin Artırılmasında Öğretmenlerin İyi Örneklerinin Paylaşılması Ve Yaygınlaştırılması | Yavuz Saka (Araştırmacı/Uzman) | 2020 | Eğitimde nitelikli örnekler yolu ile öğretmenlerin sınıf içi uygulamalarının desteklenmesi |
| Köyde STEM | Mehmet BAŞARAN (Araştırmacı/Uzman) | 2019 | Kırsal kesimlerdeki eğitim etkinliklerinde, sunumlarda ve ulaşımlarda yaşanan aksaklıklar, bu bölgelere ulaşamayan faaliyetler, organizasyonlar eğitim ve öğretim noktasında büyük eksikliklere neden olmaktadır. Ancak ilgili literatür incelendiğinde kırsal kesimdeki öğrenciler ile kentsel yerleşim yerlerindeki öğrencilere yönelik yapılan çalışmalar; kırsal kesimde yaşayan öğrencilerin bilimsel etkinliklere, aktif faaliyetlere katılımlarının daha fazla olduğu göstermektedir. Ayrıca bu bölgelerde yaşayan öğrencilerin bu tür eğitsel etkinliklere katılımlarıyla da akademik başarıya yönelik de olumlu gelişme gözlenmektedir. Önerilen projenin amacı; kırsal kesimde öğrenim gören 7. Sınıf öğrencilerine günümüzde birçok ülkede aktif olarak kullanılmaya başlanan ve ülkemizde de uygulama çalışmalarının başladığı STEM (Science, Technology, Enginneering and Mathematics) etkinlikleriyle öğrencilerin STEM okuryazarı olmalarına katkı sağlamaktır. Proje sürecinde öğrencilerin STEM ile ilgili temel yaklaşımlar, STEM uygulama etkinlikleri, kodlama ve yazılım, mühendislik süreç becerileri gibi konuları aktif olarak katıldıkları STEM etkinlikleriyle öğrenmeleri hedeflenmektedir. Proje STEM etkinliklerinin tanıtımıyla başlamakta, öğrencilerin STEM uygulamaları ile mühendislik süreç becerileri, kodlama ve yazılım konularını içeren STEM etkinliklerini kapsamaktadır. Hazırlanan etkinlikler hedef kitle olan 7. Sınıf öğrencilerin seviyeleri dikkate alınarak oluşturulmuştur. Uygulanacak programın ve etkinliklerin öğrenciler üzerindeki etkilerini ölçmek amacıyla STEM Tutum Ölçeği (STÖ) ve etkinliklerin etki değerini belirlemek için her bir etkinlik için geliştirilen çalışma yaprakları kullanılacaktır. Projeden iki grup halinde toplam 60 öğrenci yararlanacaktır. Proje süresince ekte sunulan protokol ve izin yazılarından da görüleceği gibi güvenlik için İlçe Emniyet Müdürlüğü, Sağlık hizmetleri için İlçe Sağlık Müdürlüğü, yer temini ve lojistik ile ilgili konularda Kemalpaşa Belediye Başkanlığı, gözleme dayalı etkinliklerin uygulanabilmesi için Erenli Kauçuk adlı firmadan destek alınmıştır. |
| Matematiksel Etkinlik Tasarım Ve Uygulama Niteliklerinin Belirlenmesinde Kullanılabilecek Bir Değerlendirme Ve Geribildirim Aracının Geliştirilmesi | Ali Bozkurt (Yürütücü/Koordinatör) Mehmet Fatih Özmantar (Araştırmacı/Uzman) |
2020 | Öğretmenlere geribildirim verecek mekanizmanın ortaya konulmadığı ve bu konuda ihtiyaç duyulan destek sistemlerinin yapılandırılmadığısı görülmüştür. Etkinlik temelli öğretimin niteliğini ortaya koyabilecek, uygulayıcılara geribildirim verebilecek, etkinlik tasarım ve uygulama süreçlerinin detaylı olarak yapılandırılmasına hizmet edecek kuramsal temeller üzerine inşa edilmiş ve pratik değere sahip aracın geliştirilmesi, geliştirilen bu aracın işlerliliğinin kanıta dayalı olarak ortaya konması amaçlanmaktadır. |
| Nitel Araştırmalarda Yapılan Hatalar ve Çözümler | Mehmet BAŞARAN(Yürütücü/Koordinatör) | 2021 | Lisansüstü eğitim, birçok noktadan bilimin ilerlemesi ve teknolojik yapının daha hızlı yol alabilmesi noktasında akademisyenlerin ve araştırmacıların yetişmesi için önemli basamaklardan birisidir. Araştırma kültürünü öğrencilerin kazanması, araştırma işlem ve basamaklarını etkin bir şekilde kullanmaları, bütün bunlar için gerekli bilgi ve becerileri kazanmaları noktasında lisansüstü eğitim büyük bir rol üstlenmektedir (Saracaloğlu, Varol ve Ercan, 2005). Bununla birlikte lisansüstü eğitim yapan öğrencilerin bilimsel araştırma süreci, teknik ve yöntem bakımından yeterince bilgi sahibi olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır (Sönmez, 2005). Lisansüstü araştırmacıların çalışmalarında kullandığı temel araştırma yaklaşımları arasında nitel ve nicel yaklaşımlar bulunmaktadır. Nitel araştırmanın herkes tarafından kabul edilen bir tanımını yapmak güçtür. Nitekim nitel araştırma alanyazında birçok yazar böyle bir tanım yapmaktan kaçınır. Bunun nedeni ise ‘nitel araştırma’ kavramının bir şemsiye kavram olarak kullanılmasından ve bu şemsiye altında yer alabilecek birçok kavramın değişik disiplinlerle yakından ilişkili olmasından kaynaklanmaktadır. ‘Etnografi’, ‘antropoloji’, ‘durumsal araştırma’, ‘yorumlayıcı araştırma’, ‘aksiyon araştırması’, ‘doğal araştırma’, ‘tanımlayıcı araştırma’, ‘teori geliştirme’, ‘içerik analizi’ bu kavramlardan sadece birkaç tanesidir. Tüm bu kavramlar araştırma deseni ve analiz teknikleri açılarından birbirlerine benzer yapılara sahip olduğu için, ‘nitel araştırma’ bu kavramları içine alan genel bir kavram olarak kabul edilebilir. Ülkemizde nitel araştırma yönteminin “eğitim bilimleri” ve “öğretmen eğitimi” alanlarındaki kullanımı oldukça sınırlıdır (Işıkoğlu, 2005). Bu durum, bu alanlarda görev yapan akademisyenlerin ve lisansüstü düzeyde öğrenim gören öğrencilerin nitel araştırma yöntemine ilişkin sahip oldukları bilgi, beceri ve tutumlarıyla doğrudan ilişkilidir (Saban, 2007). Türkiye’deki psikoloji araştırmalarında nitel araştırma desenlerinin yaygın kullanıma sahip olmadığını; buna karşın nicel verileri desteklemek üzere nitel verilerin kullanımının daha yaygın bir uygulama olduğunu söylemek mümkündür (Kuş, 2007). Erdem (2011), 2005-2006 yılında hakemli dergilerde yayımlanan eğitim alanında 314 makalenin analizinde, çalışmaların büyük çoğunluğunun (%82) nicel araştırma yöntemine göre desenlendiği bulgusuna ulaşmıştır. Bu istatistik analizde yine benzer şekilde nitel araştırma yöntemlerine yönelik yetersizliği destekler bulgular sunmaktadır. Bununla birlikte nitel araştırmaya getirilen eleştiriler özellikle üç konuda yoğunlaşmaktadır: Nesnel olamama, geçerlik ve güvenirlik konusunda titiz olamama, genellenememedir (Yaşar, 2018; Myers, 2000; Mays & Pope, 1995; Sandelowski, 1986). Nitel araştırmalara getirilen diğer eleştirileri şu şekilde sıralamak mümkündür; Nitel araştırmacılarda araştırmacının veri toplama, analiz ve yorumlama aşamalarında kişisel izlenimleri birbirine karıştırması, Nitel araştırmalarda katılımcı sayısı genellikle küçük olması ve katılımcılar seçkisiz değil de uygunluk ya da amaç göz önünde tutularak seçilmesi. Nitel araştırmaların geçerlik ve güvenirlik yeterli oranda tarafsızlığı sağlayamamış olması (Borman vd. 1986). Nitel araştırmayı eleştirenler, bu tür araştırmalarda veri toplama ve analiz yöntemleri önceden katı bir şekilde belirlenmediğinden, incelenen değişkenler ölçülebilir olmadığından ve koşullar olası hata kaynaklarını kontrol için oluşturulmamış olduğundan, çok az iç geçerliliğe sahip belirsiz, baştan savma ve gelişigüzel bir süreç olarak görülmesi (Borman vd. 1986). En temel eleştirilerden bir diğeri, nitel araştırmaların küçük bir örnekleme dayanması ve bu nedenle de genellenebilir sonuçlar oluşturulamaması (Borman vd. 1986). Bu eleştirilere ek olarak nitel araştırmalar, önemsiz sonuçlar ortaya koymakla ve bilimsel sonuçlar değil sadece kuramsal olmayan betimlemeler üretmesi (Borman vd. 1986). Tüm bu eleştiriler nicel araştırmalar karşısında, nitel araştırmalara yönelik yumuşak bilim (Mays & Pope, 1995) görüntüsü yaratması, Bu eleştirilerin yanısıra sosyal bilimlerde nitel araştırmanın popülerliği her geçen gün artmaktadır. Nitel araştırmanın bilim camiasında son yıllardaki hızlı yükselişi, epistemolojik, felsefi ve yöntemsel alanlarda tartışmaları beraberinde getirmiştir. Artık pek çok alanda nitel araştırmaların değerli olup olmadığı sorusu değil, nitel araştırmalarda titizlik ve niteliğin nasıl sağlanabileceği ve geliştirilebileceği soruları sorulmaktadır (Barbour, 2001). Geçerlik ve güvenirlik tartışmalarının nitel araştırma raporlarına nadiren dâhil edilmesi nitel araştırmalarda geçerlik ve güvenirlik sorunu yokmuş izlenimi yaratmaktadır (Brock-Utne, 1996). Nitel araştırmalarda niteliği sağlamaya yönelik bu çabaların sonucu olarak pek çok farklı yaklaşım ortaya çıkmıştır ama aynı zamanda nitelik ölçütü olarak tek bir sağlam ve kestirme bir kural sunmanın imkânsız olduğu görülmüştür (Maggs-Rapport, 2000). Nitel araştırma sürecinin doğru ve uygun bir şekilde yapılmasının bir formülü ya da bir reçetesi yoktur; nitel araştırmaların güvenilir ve geçerli olmasını garantilemek için tek bir test bulunmamaktadır (Patton, 2002). Sadece nitel araştırmacılar için, bu sürece rehberlik edecek ilkeler ve bunlardan yola çıkarak oluşturulmuş yönergeler, kontrol listeleri ve çözüm önerileri vardır (Pyett, 2003). Kontrol listelerinde bulunan öneriler, araştırmacıları gerekli yöntemsel araçlarla donatmakta ve onlara araştırma tasarımında ve veri analizinde nelere dikkat etmeleri gerektiğine yönelik hatırlatıcı bir liste sunmaktadır (Barbour, 2001). Kontrol listeleri, nitel araştırmaların saygınlığını ve popülerliğini arttırmada ve nitel araştırmaların niteliğine yönelik şüpheyle yaklaşanları ikna etmede önemli bir rol oynamıştır (Barbour, 2001). Bu bağlamda nitel araştırma desenlerine yönelik yapılacak faaliyetler büyük önem arz etmektedir. Bu noktadan hareketle; Bu projenin amacı, eğitim bilimleri alanında çalışan araştırmacılara (lisansüstü öğrencilerine), bilimsel araştırmalarında yararlanabilecekleri nitel araştırma desenlerine yönelik yöntem becerilerini kazandırmak ve nitel çalışmalarda görülen alanyazındaki hatalar noktasında bilgilendirme yaparak ileride yapılacak bu hataların önüne geçilmesidir. Bu sayede daha nitelikli ve hatalardan olabildiğinde uzak çalışmalar alanyazında yer alacaktır. Eğitim bilimleri alanında yapılan bilimsel çalışmalarda araştırmacının alan bilgisinin yanında sağlam bir metodolojik bilgiye sahip olması kendi alanında bilime yapacağı katkıyı artıracağı açıktır. Ülkemizde bu anlamda üniversitelerde lisansüstü öğrenimde eğitim bilimlerinde verilen bilimsel araştırma dersleri temel teşkil ederken bu derse ek olarak nitel araştırma dersleri verilmektedir. Maalesef nitel araştırmalara yöneltilen bu eleştirilerin giderilmesine yönelik yükseköğretim kurumlarında öğretilen kapsamlı bir ders bulunmamaktadır. Bununla birlikte meta-tematik analiz, nitel çalışmalarda hatalar ve çözüm önerileri, Nvivo kullanımı noktasında bir eğitim verilmemektedir. Ayrıca nitel alanda yürütülen araştırmalarda yöntemsel kısımda birçok hatalar bulunmaktadır. Bununla birlikte nitel veri analizi noktasında araştırmacılar birçok noktada desteğe ihtiyaç duymaktadır. Bu konular araştırmacıların kendi başlarına öğrenip araştırmalarına uygulayabilecekleri konular olmaması sebebiyle ülkemizdeki lisansüstü araştırmacıların bu konudaki eksiklikleri giderilememektedir. Bu doğrultuda gerçekleştirilmesi planlanan bu projeyle eğitim bilimlerindeki araştırmacılara bu noktada yardımcı olunacaktır. |
| Okul Öncesi Dönemde Bilgisayarsız Kodlama | Mehmet BAŞARAN (Araştırmacı/Uzman) | 2019 | Kodlama ya da programlama bilgisayara ne yapacağını adım adım yazdırmaktır. Bu süreçte temel işaretlerle birlikte bir problemin ya da bir sorunun çözümü için ihtiyaç duyulan tüm işlemlerin mantıksal olarak, sıralı bir şekilde ifade edilmesi olan algoritmik düşünme gereklidir. Bilgisayar programlamada kullanılan akış, döngüler, koşul, mantıksal sınama, operatör kullanımı, paralellik gibi kavramlar programcılığın en temel kullanılan içeriklerindendir. Okul öncesi dönem çocukları somut deneyimlerle ve yaşayarak bilgiyi yapılandırmaktadırlar. Zengin uyarıcı çevresel koşullar bu yapılandırma sürecinde önemli bir etkendir. Ancak her okul öncesi çocuğu bu zengin uyarıcı koşullara sahip olamamaktadır. Bu temel görüşten hareketle alt sosyoekonomik koşullardan gelen çocuklara kodlama becerileri somut yaşantılar içeren etkinlikler yoluyla ve bilgisayarsız olarak kazandırılması ve etkinlik sürecine gözlemci olarak katılan okul öncesi öğretmenlerin kodlama ve kodlamayı müfredatları ile nasıl bütünleştireceklerine ilişkin farkındalık kazanmaları amaçlanmıştır. Çalışmaya beş farklı okul öncesi sınıftan beş çocuk olmak üzere 25 çocuk ve gözlemci olarak bu çocukların öğretmenleri katılacaktır. Bilgisayarsız temel kodlama becerileri 7 günlük eğitim ile kazandırılacaktır. Uygulanan etkinlikler 5-6 yaş çocuklarına yönelik hazırlanmıştır. Etkinlikler hazırlanırken Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan Okul Öncesi Eğitim Programı kazanım ve göstergeleri göz önünde tutularak, programın amaçları ve gelişimsel özellikleri dikkate alınarak, bütünleştirilmiş ve oyun temelli olmasına; etkinliklerde çocukların aktif katılımının sağlanmasına, bireysel, küçük grup ve büyük grup olarak etkileşimli çalışmalarına özen gösterilmiştir. Hazırlanan eğitim programına uzman görüşü alınmıştır. Çocukların kodlamaya ilişkin kazanımları “Temel İşaretler Gözlem Formu “, “Algoritmik Düşünme Becerileri Gözlem Formu “, “Robotik Kodlama Gözlem Formu “ ve “Aile Gözlem Formu” ile değerlendirilecektir. Gözlemci öğretmenlerin farkındalık kazanıp kazanmadıkları ise “Gözlemci Öğretmen Görüşme Formu” ile değerlendirilecektir. Ön test ve son test olarak uygulanacak olan gözlem ve görüşme formları araştırmacılar tarafından geliştirilmiş ve uzman görüşü alınarak kapsam geçerliği sınanmıştır. Proje ile okul öncesi çocukların temel kodlama becerileri kazanacakları ve gözlemci öğretmenlerin kodlamaya ilişkin farkındalık geliştirecekleri düşünülmektedir. |
| Sağlık Çalışanlarına Yönelik Bilişsel Davranışçı Terapi Temelli E- Psikolojik Destek Programının Geliştirmesi ve Etkililiğinin Değerlendirilmesi | Fulya Türk (Yürütücü/Koordinatör) Zeynep Hamamcı (Araştırmacı/Uzman) Aykut Kul (Diğer) |
2020 | Yeni bir salgın (Covid-19) tüm dünyayı ve ülkemizi tehdit etmeye devam etmektedir. Bireylerin varlığını ve yaşamını tehdit eden bu küresel salgın herkes için sıkıntı verici örseleyici bir yaşam deneyimidir. Sağlık çalışanları ise bu dönemde salgın müdahalesinin en ön saflarında yer almakta ve bu nedenle enfeksiyon riski taşıyan tehlikelere herkesten daha fazla maruz kalmaktalar. Bu nedenle sağlıkta iş gücüne en fazla ihtiyaç duyulan salgın dönemlerinde sağlık çalışanlarının ikincil travmalara karşı korunması önem kazanmaktadır. Bu çalışmada amaç; ülkemizde sağlık çalışanlarının ikincil travmatik stres belirtileri ile başa çıkabilmelerine yardımcı olmak üzere Bilişsel Davranışçı Terapi Temelli E- Psikolojik Destek Programının geliştirilmesi ve etkinliğinin test edilmesidir. E-psikolojik destek programı travma sonrası stres bozukluklarında etkililiği kanıtlanmış bir tedavi yöntemi olan Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) temelinde hazırlanmıştır. Araştırmada öntest sontest ölçümlü deney ve kontrol gruplu deneysel desen uygulanmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkeni araştırmacılar tarafından geliştirilen Bilişsel Davranışçı Terapi Temelli E-Psikolojik Destek Programıdır. Bağımlı değişkenleri ise ikincil travma düzeyleri, travma ile başa çıkabilme algı düzeyleri, depresyon, kaygı ve stres düzeyleridir. Araştırma Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde görev yapan sağlık çalışanlarıyla yürütülmüştür. Öncelikle hastanede 529 kişiye İkincil Travmatik Stres Ölçeği, Travma ile Başa Çıkabilme Algısı Ölçeği ve Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği uygulanmıştır. Ölçeklerden elde edilen verilerle dahil etme ve dışlama kriterleri ve güç analizi dikkate alınarak 36 kişi deney, 35 kişi kontrol grubuna random yoluyla atanmıştır. Daha sonra ise sadece deney grubunda yer alan sağlık çalışanlarına Bilişsel Davranışçı Terapi Temelli E-Psikolojik Destek Programı 6 hafta boyunca uygulanmıştır. Sonra ise, deney ve kontrol gruplarına son test ölçekler tekrar uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, Bilişsel Davranışçı Terapi Temelli E-Psikolojik Destek Programına katılan deney grubundaki katılımcıların ikincil travmatik stres düzeyleri, travmayla başa çıkabilme algıları, depresyon, anksiyete ve stres düzeyleri ortalamaları kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde azalma göstermiştir. |
| TÜBİTAK 2211A | BİLGE YILMAZ (Diğer) | 2018 | Doktora sürecinde akademik destek verilmesine ilişkin bir TUBİTAK desteğidir. |
| Türkiye’de Ergen Öğrenciler için Gelişimsel ve Kapsamlı Online Karar Verme Sisteminin Geliştirmesi ve Etkinliğinin Değerlendirmesi | Zeynep Hamamcı (Araştırmacı/Uzman) | 2010-2013 arası | Kariyer kararı verme güçlüğü çeken ortaokul ve lise öğrencileri için bilgisayar destekli programın geliştirilmesi ve etkililiğinin test edilmesi |
| Üst Düzey Becerileri Ölçen Soru Yazma Sanatı | İbrahim YILDIRIM (Araştırmacı/Uzman) | 2020 | Bu projenin amacı güvenilir ve geçerli çoktan seçmeli üst düzey beceri ölçen soruların oluşturma sürecini ve oluşturulan soruların farklı psikometrik özelliklerini hesaplamayı uygulamalı olarak göstermektedir. Bunun yanı sıra çoktan seçmeli soru ve testleri daha kısa bir zaman içerisinde oluşturma ve uygulamak için alternatif yöntemler de uygulamalı olarak anlatılacaktır. |
| Artırılmış Gerçeklik Uygulamalarının Okul Öncesi Eğitimde Kullanımı ve Materyal Tasarımı | Melike Özyurt (Yürütücü/Koordinatör) | 2021 | Projenin amacı lisansüstü eğitim gören okul öncesi öğretmenlerinin artırılmış gerçeklik uygulamaları bağlamında tekno-pedagojik yetkinliklerinin arttırılmasıdır. Bu amacı gerçekleştirmek için katılımcılara öncelikle okul öncesi eğitimde teknolojinin etkin kullanımı ve çocukların gelişimsel özellikleri dikkate alınarak öğrenme süreçlerine teknoloji entegrasyonunun nasıl yapılacağına ilişkin bilgilendirme yapılacaktır. Sonrasında Artırılmış Gerçeklik teknolojisi ve tarihsel gelişimi sunulacaktır. Teorik altyapının bu eğitimlerle oluşturulmasının ardından okul öncesi eğitimde kullanılabilecek AR Uygulamaları (APP) ve AR tarayıcılarının tanıtımına geçilecektir. |
| Web 2.0 Araçlarıyla Sınıf içi Öğrenimin Geliştirilmesi Etkinliği | Melike Özyurt (Araştırmacı/Uzman) | 2021 | |
| Etkileşimli Bir Web Sitesinin Aday İngilizce Öğretmenlerinin Akademik Kelime Öğrenimi Üzerine Etkilerinin İncelenmesi | Dilara Somuncu (Danışman) | 2021 |
Bilgisayarın icadı ile elektronikleşmeye başlayan eğitim, Covid-19 pandemisi sebebiyle hızlı bir adaptasyon süreci geçirmek zorunda kalmıştır. Öğrenciler bu adaptasyon sürecinin temel paydaşlarından biri olarak sert bir zemine hızla iniş yapmıştır ve bu süreçte yeni etkileşim kaynakları ve çalışma metotları geliştirmişlerdir. Hayatları eğitim çerçevesinde şekillenen her öğretmen adayı gibi İngilizce öğretmen adayları da bu değişime ayak uydurmak için çabalamıştır. Covid-19 pandemisinde deneyimlenen uzaktan eğitimin olumsuz getirilerinden biri olarak, dil gelişiminde şart olan sınıf-içi ve sınıf-dışı etkileşim kesintiye uğramıştır ve bu durum aday İngilizce öğretmenlerinin kelime dağarcıkları ve dil becerileri üzerinde olumsuz etkiler yaratmış olma ihtimali taşımakla beraber, yüz yüze etkileşimin kısıtlılığı çevrimiçi ve teknoloji entegre edilmiş ortamların alternatif etkileşim türleri sunmasına olanak sağlamıştır. Çift yönlü etkileşim sağlayan web 2.0 araçları bu alternatif etkileşim ortamlarının başında gelmektedir. Teknolojinin eğitim ile entegrasyonu sonucu iki taraflı etkileşim sağlayan web 2.0 araçları pandemi sürecinde dil öğretiminde de aktif şekilde kullanılmaya başlanmıştır (Başal & Eryılmaz, 2020). Web 2.0 araçlarının kelime öğrenimine olumlu katkıları gözlense de bu platformların öğretmen adaylarının akademik kelime dağarcığı genişliği ve öğrenilen kelimelerin kalıcılığı üzerinde etkisine dair bir çalışma yürütülmesi, alanyazına aday İngilizce öğretmenlerinin kelime öğrenimi bağlamında önemli bir katkı sağlayacaktır. Bu faktörler göz önünde bulundurularak, bu çalışmada çoklu aşamalardan oluşan bir deneysel araştırma deseni uygulanacaktır. Çalışmanın katılımcılarını bir devlet üniversitesinde eğitim almakta olan İngilizce aday öğretmenleri oluşturacaktır. Deneysel çalışma deseni kapsamında, aday öğretmenlerden oluşan deney ve kontrol gruplarına Schmitt (2001) tarafından hazırlanan akademik kelime testleri ön-test ve son-test olarak uygulanacaktır. Bu iki uygulama arasında, çalışma kapsamında tasarlanacak olan, Schmit’in (2001) kelime öğrenimi ve kalıcılığına dair önerdiği metotlar ile donatılmış ve web 2.0 araçlarına sahip bir web sitesi üzerinden akademik kelime dağarcığının genişliğinin izlenmesi planlanmaktadır. Kelime öğrenme becerisi odaklı hazırlanacak olan bu etkileşimli web aracının, katılımcıların kelime dağarcığı gelişimi ve kelime öğrenme durumları üzerindeki etkisine bakılacaktır. Analizler, ön-test ve son-test arasındaki farkların ve deney ve kontrol gruplarının arasındaki farkların, ilgili istatistiksel yöntemler kullanılarak incelenmesiyle gerçekleştirilecektir. Çalışmanın son aşamasında ise açık uçlu sorulardan oluşan formlar ile tasarımın katılımcıların kelime dağarcığı üzerindeki etkilerine yönelik katılımcı görüşleri incelenecektir. Bu aşama ile çalışmaya küçük de olsa nitel bir inceleme boyutu da eklenmiş olacaktır. Bu projenin kelime öğrenimine yönelik etkileşimsel tasarımlar geliştirilmesi konusunda ve aday İngilizce öğretmenlerinin kelime öğrenimi ve dil becerisi gelişimi açısından alanyazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. |
